Dönem Sonu

Üniversitedeki ilk senemin sonuna geldim.Benim için o kadar verimli bir yıldı diyemem ama kişisel gelişimim açısından güzel bir yıldı.Bundan sonraki yıllar kendimi daha çok teknik açıdan geliştirmek istiyorum.Daha fazla proje daha fazla bilgi…Bilgiye açım resmen.Java’da bir proje geliştirmek istiyorum.Daha önce yapılmış olması önemli değil sadece bir ürün çıkartmak istiyorum.PHP konusunda da Merter’le Yazılım Kulübünün sitesi için beraber bir kaç şey yaptık benim için faydalı küçük şeyler öğrendim.Şimdi CMS’lere yönelmek istiyorum Joomla ! ilk sırada.

Bu arada okulun IEEE kulübü için çok önemli gelişmeler oldu.Bu sene SBC Türkiye Elazığ’da yapılacak bir yandan onun hazırlıklarına başlamak istiyorum firatieee.org’da da bir değişiklik yapmak istiyoruz.Seneye çok yoğun bir yıl olacak şimdiden hazırlanmak gerekiyor kısacası.Bundan sonra daha kısa aralıklarla blog’a yazı eklemeyi düşünüyorum :D uzun bir süredir yazı eklemedim gerçekten bunu telafi etmek lazım…

Doğu’da Okuyan Yabancının İzlenimleri

Mengü’nün yazısına yapmış olduğum yorumu buraya da yazma sakıncası görmüyorum.Niye göreyim ki dimi?(Sözü geçen kişilerin isimlerinin kullanılmamasının amacı gönderme yapmak değil isimlerinin kullanılmasını istememe ihtimalidir.)

Bu konuda uzun süredir bir şeyler söylemek istiyordum.Blog’umda da yazmayı düşündüm böyle bir yazı insanlar maalesef eleştiriye fazla açık değil (bu doğuya da özgü bir durum değil tabi).Öncelikle şunu belirtmeliyim bizim üniversitemiz ve şehrimiz gerçekten bir çok şehir standartlarına göre iyi durumda.(Eleştiriyide kendi aramızda yapmamız gerektiği kanısımdayım aile içi tartışmanın dışarıya taşmaması gibi.)Ne var ki ilk zamanlar insanların ünlemlerini (ha, abim, yaf, babam, ortağh (ortak oluyor).. ) garipsiyorsunuz.Bir arkadaşımla (of!) konuşurken (kendiside uzun süre batı illerinde kalmış liseyi doğuda okumuş biri.) “alışabildin mi?” diye sorduğunda “hayır” cevabını aldıktan sonra “merak etme bir süre sonra sende onlar gibi oluyorsun” dedi.Bende farkına vardım arada cümlelerin arasında “ha” falan diyordum.Hoş bir durum değil tabi.Sonra onlar gibi olmamaya karar verdim uzaklaşmaya çalıştım tabiri caizse sonra farkına vardım ki onlar gibi olmak onlar gibi konuşmak falan değil tam da bunu yapmaktı sosyal olmamak insanlarla iki kelime “MANTIKLI, YARARLI” konuşmalar yapamamaktı.İşte doğuya geldiğiniz zaman sizi onlar gibi yapan budur.
Geçen blogta cümle kurmayla ilgili yazımı okuyan bir arkadaşım (kendiside ünlü yazarları falan sever onların cümlelerini kullanır hep) bana böyle cümleleri okuyunca “ben insan mıyım diyorum kendime bu cümleleri okuyunca ben onların seviyesinde bir cümle kuramam ki bu yetenek gerektirir dedi.” bende ona ” sende kurabilirsin bu cümleleri kuramazsan bile en azından onun hakkında bir fikir yazabilmelisin ” dedim.Verdiği tepki “düşüncelerimi niye bu kadar insanla paylaşayım ki”.Şok oldum resmen kesildim.Bu konu size kalmış düşünce paylaşımı konusuna girmek istemiyorum bu konu hakkında da bunun 3 katı kadar yazı yazabilirim sanırım.
Doğuda ki üniversitelerde diğer bir konuda %50′lere varan yerli (doğulu) öğrencilerin bulunmasıdır.İlk önce bu sevindirici bir durum olarak görülse de ( ya ne güzel adam kendi memleketinde kazanmış okulunu) öyle değil.Bu adamlar daha kendi şehirlerinden çıkma cesaretini gösteremeyen adamlar.Bu adamlarla hangi sorunu paylaşır hangi konuda konuşursun adamın hayatı burası.IEEE toplantısında Elazığ ile alakalı bir yazı yazılması için yerli bir öğrenci seçilcekti toplantıda toplam tamı tamına “BİR” öğrenci vardı.Hayal etmeside güç dimi.Bu öğrencide kendi memleketini yazma cesaretini gösteremedi.Elazığ’lı olmayan bir öğrenci aldı görevi.Geriye kaldı %50 kısım bunların içinden zaten “yeniliğe açık, fikre saygı gösterme” eğilimi gösteren adamlar bulursanız 2,3 adet oturun dua edin Allah’a.
Ben İstanbul’dayken arkadaşlarımında biraz kapalı fikirli olduğunu düşünürdüm.Onlar biraz daha fikirlere önem verirlerdi bu nedenle bir çok arkadaşım bu konuyu hallettiğini düşünüyordum son sınıfta.Böyle düşünen ben şimdi doğuya gelince eski arkadaşlarını arar oluyor tabi.Hani o fikir üretmediğini sandığın arkadaşlarını ararsın garip bir ders oluyor insana.

Daha da komik kısmı ne biliyor musunuz? Bazı insanlar da üniversitenin asosyal olmasından, keşke burada okumasaydım diye yakınırlar sanki bu üniversiteyi sosyal yapacak kişinin kendisi olduğunu bilmiyormuş gibi.Bu insanlarda yok değil bütün suçu buranın öğrencilerine atmakta acımasızlık olur tabi.Diğer yandan ben hayatımda 2-3 üniversite okumadım.Belki doğuda olmayan üniversitelerde de yaşanıyordur bu durum ben sadece kendi bulunduğum duruma göre değerlendirdim.

Umut veren kısımı bu üniversitelerde hangi öğrenci koluna giderseniz sizin ilgi alanınızda olmasa da sizinle aynı düşünceleri paylaşan birilerini bulabiliyorsunuz.
Neyse uzatmayalım fazla.Dünya’yı ben mi kurtaracağım be! (Eski cevabım “Evet!”)