İyi, Kötü, Enteresan…

Muhammed Olgun’la başı sonu olmayan hödük gibi ortadan alınmış hikaye kuşağı…

-Şu bir tane Şemsettin var ya o nasıl biri?

*İyi

-Eee?

*Ne ee iyi biri işte.

-Bir de Hüsamettin var o nasıl biri ?

*Kötü

-Haydaa kötü ne kötü.

*Ne bilim olum adama kanım ısınmadı ya böle ne bilim…

-Ben nasıl biriyim o zaman?

*İyi

-O kadar mı?

*İyisin oğlum işte daha ne.

-Yok abi ben iyi değilim.İnsanların bana tek diyecekleri kelime “iyi”‘se iyi olmayayım kötü olsam da olur.Hadi eyvallah.

*?!

(5 dk sonra)

+Abi şu giden çocuk nasıl biri.

*İyi.

+He tamam.

*ama biraz enteresan.

(Görev tamamlandı)

Haksızlık Bence!

Evet bu yazıyı da arkadaşımın fotoğrafına yapmış olduğum yorum üzerinden yazacağım.Var mı itirazı olan :D (Blog yazmak dehşet eğlenceli lan).Neyse, arkadaşın fotoğrafına baktım bugün.Asansörde çekilmiş sıkış tıkış.Ee ordan fotoğraf meraklısı çıkar tabi bir tane.Böyle bütün arkadaşları bir arada nasıl bulucak ama dimi?Muhtemelen “Hadi fotoğraf çekilelim” der.Tabii bizim havalı arkadaşlarımız takmaz bu arkadaşı.Bu arkadaşta sıkış tıkış asansörde telefonu çıkarıp aynaya doğru bir poz çeker zaten o sırada varacakları kata varmışlardır.Belki nasıl çektim diye bile bakamadan yürümeye (veya artık ne yapıyorlarsa) devam edilir.Gün sonu bizim fotoğraf meraklısı olmayan arkadaşlar var ya hani asansörde “cool” takılanlar bir anda fotoğrafa merak sararlar ve telefondaki bütün fotoğrafları kütüklerine geçirirler.Üstüne üstük gel gör ki orada fotoğraf çekilmeyi akıl eden arkadaş zar zor fotoğraf çekmeye çalışmanın etkisiyle ağzı yüzü dağılmış olarak (göz şaşı, dil dışarda fln) çıkar.

“Bu nasıl hayat be!” dedirtiyor insana gerçekten.Suçlu yok ama mağdur var!Bu hayatın bazı yerlerinde de böyle.Bu küçük ve sevimli bir olay gibi görünüyor ama ben çileden çıkıyorum böyle durumlarda.Ciddiyim! Sinirlendim bak yine..(ve evet fotoğrafı benim arkadaşım çekmemiş)

Apache Tomcat Kurulumu

Bir önceki yazımda geniş bir php,mysql,apache kurulumunu anlatmıştım.Şimdide Apache Tomcat’i kurdum onuda anlatayım dedim.

1)Dosyaları İndirelim

İlk olarak burdan bize uyumlu apache tomcat’i seçip indirelim.İndirdikten sonra dosyamızı C:\ kök dizinimize atıyoruz.

2)Server’ı Başlatalım

Apache Tomcat klasörümüzün içindeki “bin klasörüne gidiyoruz.Burda startup.bat dosyamızı çalıştırıyoruz.Yüksek ihtimalle dosyaya tıklamamızla kapanması bir olacaktır.Bu çevresel değişkenin ayarlanmamasından kaynaklanır (bunu php kurulumunu yaparken de yapmıştık).

Bu ayarlama için Denetim Masası>Sistem>Gelişmiş Sistem Ayarları>Ortam Değişkenleri şeklinde yörüngeyi takip edip Sistem Değişkenlerinin altındaki Yeni butonuna tıklıyoruz.Değişken adına JAVA_HOME değerine ise jdk dosyamızın bulundugu dizini yazıyoruz (örn : C:\Program Files\Java\jdk1.6.0_17).Tamam diyerek bütün sekmeleri kapatıyoruz.

Tekrar startup.bat dosyasına tıkladığımızda bir çok otomatik işlemden sonra kurulum tamamlanır.Daha sonra http://localhost:8080/ adresine gidip burdaki sayfayı görüyorsak kurulum tamamlanmış demektir.

Doğu’da Okuyan Yabancının İzlenimleri

Mengü’nün yazısına yapmış olduğum yorumu buraya da yazma sakıncası görmüyorum.Niye göreyim ki dimi?(Sözü geçen kişilerin isimlerinin kullanılmamasının amacı gönderme yapmak değil isimlerinin kullanılmasını istememe ihtimalidir.)

Bu konuda uzun süredir bir şeyler söylemek istiyordum.Blog’umda da yazmayı düşündüm böyle bir yazı insanlar maalesef eleştiriye fazla açık değil (bu doğuya da özgü bir durum değil tabi).Öncelikle şunu belirtmeliyim bizim üniversitemiz ve şehrimiz gerçekten bir çok şehir standartlarına göre iyi durumda.(Eleştiriyide kendi aramızda yapmamız gerektiği kanısımdayım aile içi tartışmanın dışarıya taşmaması gibi.)Ne var ki ilk zamanlar insanların ünlemlerini (ha, abim, yaf, babam, ortağh (ortak oluyor).. ) garipsiyorsunuz.Bir arkadaşımla (of!) konuşurken (kendiside uzun süre batı illerinde kalmış liseyi doğuda okumuş biri.) “alışabildin mi?” diye sorduğunda “hayır” cevabını aldıktan sonra “merak etme bir süre sonra sende onlar gibi oluyorsun” dedi.Bende farkına vardım arada cümlelerin arasında “ha” falan diyordum.Hoş bir durum değil tabi.Sonra onlar gibi olmamaya karar verdim uzaklaşmaya çalıştım tabiri caizse sonra farkına vardım ki onlar gibi olmak onlar gibi konuşmak falan değil tam da bunu yapmaktı sosyal olmamak insanlarla iki kelime “MANTIKLI, YARARLI” konuşmalar yapamamaktı.İşte doğuya geldiğiniz zaman sizi onlar gibi yapan budur.
Geçen blogta cümle kurmayla ilgili yazımı okuyan bir arkadaşım (kendiside ünlü yazarları falan sever onların cümlelerini kullanır hep) bana böyle cümleleri okuyunca “ben insan mıyım diyorum kendime bu cümleleri okuyunca ben onların seviyesinde bir cümle kuramam ki bu yetenek gerektirir dedi.” bende ona ” sende kurabilirsin bu cümleleri kuramazsan bile en azından onun hakkında bir fikir yazabilmelisin ” dedim.Verdiği tepki “düşüncelerimi niye bu kadar insanla paylaşayım ki”.Şok oldum resmen kesildim.Bu konu size kalmış düşünce paylaşımı konusuna girmek istemiyorum bu konu hakkında da bunun 3 katı kadar yazı yazabilirim sanırım.
Doğuda ki üniversitelerde diğer bir konuda %50′lere varan yerli (doğulu) öğrencilerin bulunmasıdır.İlk önce bu sevindirici bir durum olarak görülse de ( ya ne güzel adam kendi memleketinde kazanmış okulunu) öyle değil.Bu adamlar daha kendi şehirlerinden çıkma cesaretini gösteremeyen adamlar.Bu adamlarla hangi sorunu paylaşır hangi konuda konuşursun adamın hayatı burası.IEEE toplantısında Elazığ ile alakalı bir yazı yazılması için yerli bir öğrenci seçilcekti toplantıda toplam tamı tamına “BİR” öğrenci vardı.Hayal etmeside güç dimi.Bu öğrencide kendi memleketini yazma cesaretini gösteremedi.Elazığ’lı olmayan bir öğrenci aldı görevi.Geriye kaldı %50 kısım bunların içinden zaten “yeniliğe açık, fikre saygı gösterme” eğilimi gösteren adamlar bulursanız 2,3 adet oturun dua edin Allah’a.
Ben İstanbul’dayken arkadaşlarımında biraz kapalı fikirli olduğunu düşünürdüm.Onlar biraz daha fikirlere önem verirlerdi bu nedenle bir çok arkadaşım bu konuyu hallettiğini düşünüyordum son sınıfta.Böyle düşünen ben şimdi doğuya gelince eski arkadaşlarını arar oluyor tabi.Hani o fikir üretmediğini sandığın arkadaşlarını ararsın garip bir ders oluyor insana.

Daha da komik kısmı ne biliyor musunuz? Bazı insanlar da üniversitenin asosyal olmasından, keşke burada okumasaydım diye yakınırlar sanki bu üniversiteyi sosyal yapacak kişinin kendisi olduğunu bilmiyormuş gibi.Bu insanlarda yok değil bütün suçu buranın öğrencilerine atmakta acımasızlık olur tabi.Diğer yandan ben hayatımda 2-3 üniversite okumadım.Belki doğuda olmayan üniversitelerde de yaşanıyordur bu durum ben sadece kendi bulunduğum duruma göre değerlendirdim.

Umut veren kısımı bu üniversitelerde hangi öğrenci koluna giderseniz sizin ilgi alanınızda olmasa da sizinle aynı düşünceleri paylaşan birilerini bulabiliyorsunuz.
Neyse uzatmayalım fazla.Dünya’yı ben mi kurtaracağım be! (Eski cevabım “Evet!”)

Facebook Chat artık her yerde

Facebook’un resmi blogundan yapılan açıklamaya göre artık facebook chat’i kendi bilgisayarımız üzerinden bir mesajlaşma programıyla ulaşabileceğiz.Windows için önerilen ücretsiz program pidgin.

Sitede yapılan açıklamaya göre kurulumunu yapmak için programda “Account” sekmesinden “Manage Account” seçiliyor.”Basic” sekmesinde bilgiler;

Protocol:XMPP

Username:Kullanıcı adınız

Domain:chat.facebook.com

Resource:Pidgin

Password: Facebook şifreniz

Local alias: isim ve soyisminiz

Daha sonra “Advanced” sekmesinden

  • Connect port: 5222
  • Connect server: chat.facebook.com
  • (“Require SSL/TLS” kutusunu işaretlemiyoruz.)

şeklinde yapılıyor.Ayrıntılı bilgiye Facebook’un resmi sitesinden ulaşılabilir.